Yazı Detayı
28 Haziran 2020 - Pazar 22:00
 
Onların Bize, Bizim Onlara Yaptıklarımız. - 2 -
Lokman Çetin Güven
 
 

İyilik yap denize at, balık bilmez ise Halik bilir! _Mİ?_

İyilik eden iyilik bulur! _MU?_

İyilik iyilikle karşılanır! _MI?_

İyilikten maraz doğar! _MI?_

Önceki yazımızda Ulu Hakan Abdülhamit Han'ın hizmetlerinin karşılığında, kendisine vatanperver, özgürlükçü, vs diyen taifenin ona, çocuklarına ve torunlarına yaptıklarını ele almıştık. Bu konu elbette ciltlere sığmaz ama biz özellikle de yeni nesilde bir nebze merak uyandırıp, araştırma, öğrenme isteklerini tetikleyebildiysek ne mutlu bize.

Bugün " İyilikten maraz doğar! _MI?_" söylemine istinaden, devlet hizmetinde bulunmuş en üst kademedeki yöneticilerimizin maruz kaldığı karşılığı, daha kısa ama kesinlikle hatırda tutulması gereken anekdotlarla, vakıalarla irdeleyeceğiz.

Yakın tarihimize baktığımızda Abdülhamit Han'dan sonra konu başlığımıza en uygun figür olarak rahmetli başbakan Adnan menderes'i görüyoruz. Türkiye Cumhuriyeti, tarihi boyunca birkaç kez şahlanış yaşamıştır ve bunlardan en akılda kalanlardan birisi onun dönemidir. Ve bu da 'Menderes neden asıldı?' sorusunun cevaben en özet halidir.

Adnan menderes önderliğindeki Demokrat Parti "Yeter Söz Milletindir" sloganıyla geldiği iktidardaki 10 yıllık  döneminde 10.8 milyar dolarlık yatırım yapmış ve bu yatırımların yüzde 75'i 27 Mayıs ihtilalına kadar tamamlanmış. 'Bizde böyle adamlar asılır.'

Makine Kimya Endüstrisi, Denizcilik Bankası, Et ve Balık Kurumu, Devlet Malzeme Ofisi, Türkiye Petrolleri A.O., Türkiye Selüloz Kağıt Fabrikaları ve sıkı durunuz; bugünlerde devlete, yerli milli olana her alanda karşı çıkan, şer yuvası haline gelmiş, üniversiteden çok siyasi örgüt yuvalanması olmuş Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ÖDTÜ) onun hükümeti zamanında kurulmuştur. 'Biz bu adamı astırdık.'

İhtilal yılı olan 1960'ta Hirfanlı ve Demirköprü barajları, Ereğli Demir çelik Fabrikası, Mersin Limanı hizmete girerken, Tüpraş Rafinerileri ile Kesikköprü barajının temelleri atıldı. Toplamda altyapı olarak, 11 Liman, 5 Havaalanı, 8 Baraj, 62.000 km yol yapıldı. Sanayide; 13 Şeker Fabrikası, 19 Çimento Fabrikası, 82 Hububat Filosu, 88 Büyük ölçekli Fabrikanın yanısıra Enerji alanlarında; 5 Termik Santral, 18 HES, 3 Petrol Rafinerisi ve 8.000 km Enerji Nakil Hattı yapıldı. 'Biz bu adamı astık.'

1960'tan itibaren, üçüncü sınıf muz cumhuriyetinden farkı olmayan ülkemiz, darbeler ülkesi olmaya devam etti. 15 Temmuz 2016'daki en sert karşılığı bulan müdahaleyi saymazsak, farklı zamanlarda biraz daha yumuşamış kimi internetten, kimi bir semtte tank gezdirerek, kimi mektupla, kimi basın yoluyla bir sürü teşebbüs oldu. Bu süreçte belki kimseyi asmadık ama her bir girişimin bizi bir otuz sene geriye götürdüğünü, IMF gibi boynuna halka takan sömürgeci kuruluşları düşündüğümüzde, darağacında bir başbakan yerine bir kez daha ülkemin aydınlık geleceğini sallandırdık.

Süleyman Demirel benim şahsen siyasetine güvenmediğim, ideolojisine inanmadığım ve hiç bir zaman oy vermediğim bir lider. Ama inkar edilemez hizmetleri olmuştur ve gördüğü muamele Abdülhamit Han ya da Adnan Menderesten pek farklı olmamıştır.

Sanırım bir tek mevzu sayın Demirel'in gördüğü muameleyi anlatmaya yeterlidir. Bilindiği üzere sonradan 15 Temmuz Şehitler Köprüsü adını alan birinci boğaz köprümüz onun zamanında 30 Ekim 1973 tarihinde hizmete girdi. Peki yapım sürecinde kendine, 'ilerici', 'sosyal demokrat', 'solcu', 'cumhuriyetçi' diyerek aydın geçinen ve dahi inşaat mühendisleri odasının başında olup her şeyi bilen zevat birinci köprü inşaatı için ne demiş? Güler miyiz, ağlar mıyız bir bakalım.

Çetin Altan: "Yarının Türkiyesi politikacı palavralarından çok belgelerin ışığı altında kurulacak. Prof. Dr. Besim Üstünel: " Köprü akıl ve hesap işi değildir." İlhan Selçuk: "Köprüyle ne biz övünebiliriz, ne de çocuklarımız. Boğazın iki yakasında evleri olan zenginlere tüketim malları taşıyan kamyonlara yol açmak için yapılıyor." Metin Cizreli (Milletvekili): "Boğaziçi köprüsü lüks ve gösteriş yatırımı." Nadir Nadi: "Bu köprü sağcıların köprüsüdür." İşte burada gülmemek mümkün değil. Ama ben daha çok bu adamlara gazeteci, milletvekili, aydın diyen ve peşlerinden gidenler için üzüldüm. Onlara acıdım. Beterin beteri var mı derseniz Allah aşkına şunlara bir bakın. Şiar Yalçın: "Boğaz köprüsünden utanç duyuyoruz." TİP Beşiktaş İlçe Başkanlığı: " İnsanca yaşamak istiyoruz. Köprüye Hayır." Yahu bunlara kem söz para etmez de, hiç olmazsa "Allah akıl fikir versin" diyelim. Asıl bombayı Mimarlar Odası patlatıyor ve diyor ki: "Boğaziçi Köprüsü Türkiye ve İstanbulun başına gelen en büyük felakettir.

Kamera şakası mı? Komedi programı mı? Belli değil. Ama benim bunlar için bir tanımlamam var ki o da şudur; Bu 'aydın', 'solcu', 'sosyal demokrat' ve oda başkanları zevat Türkiye'mizin başına gelmiş bir canlı yayın kazasıdır.

Bütün bu karşı çıkmalara engellemelere rağmen, daha sonra bir değil birkaçının bile yetmeyeceği aşikar olan o zamanki adıyla birinci Boğaz Köprüsü yapıldı. Süleyman Demirel önderliğinde yapılan bu köprüye "Yapılması doğrudur, yararlı bir yatırım." diyerek, yalnızca bir kurum onay verdi; Devlet Planlama Teşkilatı. Peki, DPT'nin başında kim var? Sayın Turgut Özal. Ne kadar anlamlı değil mi? Sanki günümüzün kopyası. Bir tarafta istemezük'çüler, diğer tarafta memleket hizmetinde olanlar. Yukarıdaki zevatın söylemleri, onlara inanan bir sürü insan ve ülke için yapılan hayırlı işlerin karşısında sürekli aktif rol oynayan, adeta duvar olan siyasi partilerden daha esef verici, üzücü, anlamsız, aptalca ne olabilir? Bunlar memleketi iki cm ileri götürebilir mi?

Sonuçta ne oldu biliyor musunuz?

Köprüyü yapan Sayın Demirel İnşaat mühendisleri odasından oy birliği ile ihraç edildi. Yani? Tıpkı idam edilen başbakan örneğinde olduğu gibi, memlekete hizmet bir kez daha cezalandırıldı. "İyilikten maraz doğdu". Demirel İnşaat Mühendisleri odasından atıldı. Nasıl? Bugünkü Tabipler Odasına, Mimarlar Odasına, TÜSİAD'a, Baroların davranışına benziyor mu?

Peki Sayın Özal'a ne oldu? Ne olacak canım, o da Elektrik Mühendisleri odasından kovuldu.

Siz, siz olun geçmişe bakın, bugün ile ilişkilendirin. muhakemenizi yapın ve sonrasında fikir ve karar sahibi olun.

Bir garip ülkeyiz vesselam.

NOT; Farkında mısınız bilmem ama o kadar hizmet saydık, Abdülhamit Han, Menderes, Demirel, Özal, Erbakan gibi hizmet sahiplerinden bahsettik ama içlerinde kendisine, sosyal demokrat, solcu, laik vs diyen zümreye neredeyse rastlamadık. Hizmet etmemeye programlanmış olabilirler mi?

 

İBB Gündemi

EKOMETRE:

İBB, Fatih Sultan Mehmet Han'ın yağlı boya resmine 6 milyon tl nin üzerinde para vererek satın aldı. Başındaki zat'ın türbedeki saygısız hareketlerini de hatırlayınca, ne dersiniz?

A) aklı başına gelmiş.                              B) israf yapmış.                              C) dengesiz.

 
Etiketler: Onların, Bize,, Bizim, Onlara, Yaptıklarımız., , , -, 2, -,
Yorumlar
Haber Yazılımı