Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Tahsin Kara
Tahsin Kara

DARICA’DA BİR DERNEKTEN FAZLASINI GÖRDÜM: ERZURUM’A YAKIŞAN BİR KÜLTÜR YUVASI

DARICA’DA BİR DERNEKTEN FAZLASINI GÖRDÜM: ERZURUM’A YAKIŞAN BİR KÜLTÜR YUVASI

İnsan bazen memleketinden yüzlerce kilometre uzakta, hiç beklemediği bir yerde kendisini doğup büyüdüğü topraklarda hisseder. Bir mimari eser, bir sohbet, bir bardak çay, bir samimi karşılama alır götürür insanı memleketine…

Bugün Darıca Erzurumlular Derneği’ni ziyaret ettiğimde tam da bu duyguyu yaşadım.

Darıca’daydım ama kendimi Erzurum’da hissettim.

Doğrusunu söylemek gerekirse bugüne kadar çok sayıda dernek, federasyon ve vakıf binası gördüm. Ancak Darıca Erzurumlular Derneği’nin ortaya koyduğu eser beni gerçekten etkiledi.

Daha binaya yaklaşırken Erzurum’un tarihî ve kültürel kimliğini yansıtan muhteşem bir mimari karşılıyor insanı. Çifte Minareli Medrese’den esinlenerek tasarlanan dış cephesiyle sıradan bir dernek binasından çok, tarihî bir külliyeyi andırıyor.

İçeri girdiğinizde ise bu hayranlığınız daha da artıyor.

Dört katlı binanın her köşesi düşünülmüş, her alanı ayrı bir amaca hizmet edecek şekilde tasarlanmış. Yönetim katı, geleneksel şark köşesi, toplantı salonları, mescit, girişteki çay ocağı ve oturma alanları, özel olarak düzenlenmiş açık alanı ve kış bahçesiyle ortaya gerçekten takdire şayan bir eser çıkarılmış.

Burada yalnızca bir bina yapılmamış. Erzurum’un kültürü, misafirperverliği, gelenekleri ve hemşehrilik ruhu dört duvar arasında yaşatılacak bir yuvaya dönüştürülmüş.

Böyle bir eseri gördüğünüzde insan ister istemez düşünüyor:

Demek ki istenildiğinde oluyormuş!

Demek ki birlik, beraberlik, samimiyet ve güçlü bir irade bir araya geldiğinde Erzurum adına böylesine güzel eserler ortaya konulabiliyormuş.

BİR DERNEK BİNASI DEĞİL, GELECEĞE BIRAKILAN MİRAS

Sivil toplum kuruluşlarının başarısını yalnızca düzenledikleri yemeklerle, gecelerle veya kalabalık toplantılarla ölçemeyiz.

Asıl başarı, kalıcı eserler ortaya koyabilmek, hemşehriler arasında güçlü bağlar kurabilmek ve gelecek nesillere sahip çıkabilecek kurumsal yapılar oluşturabilmektir.

Darıca Erzurumlular Derneği işte bu anlayışın somut örneklerinden biri.

Dernek Başkanı Yusuf Akpınar ve yönetim ekibinin ortaya koyduğu bu çalışma, yalnızca bugünün Erzurumlularına değil, yarının gençlerine de hizmet edecek bir kültür merkezidir.

Çünkü bir derneğin gerçek değeri, kapısından kaç kişinin girdiği kadar, o kapıdan giren insanların ne kazandığıyla da ölçülür.

Gençler burada kültürünü tanıyacak, büyükleriyle buluşacak, Erzurum’un geleneklerini öğrenecek. Hemşehrilerimiz burada bir araya gelecek, sevinçlerini ve sıkıntılarını paylaşacak.

İşte sivil toplumculuk dediğimiz anlayışın özü de budur.

DARICA’DA GÜÇLÜ BİR ERZURUM DAYANIŞMASI

Darıca’nın bir başka önemli özelliği de Erzurumlu nüfusunun yoğunluğu.

Yaklaşık 70 bin Erzurumlu hemşehrimizin yaşadığı ifade edilen ilçede, 60 civarında köy derneğinin bulunması başlı başına önemli bir sivil toplum potansiyelini ortaya koyuyor.

Ancak burada beni asıl memnun eden mesele, derneklerin sayısından ziyade aralarındaki istişare ve uyum anlayışı oldu.

Darıca Erzurumlular Derneği’nin diğer köy dernekleriyle kurduğu dayanışma, hemşehrilik hukukunun nasıl korunması gerektiğine dair güzel bir örnek oluşturuyor.

Çünkü sivil toplumda esas olan birbirine rakip olmak değil, birbirini tamamlamaktır.

Bir derneğin güçlü olması diğerinin zayıf olması anlamına gelmez. Aksine, güçlü dernekler bir araya geldiğinde güçlü federasyonlar, güçlü federasyonlar bir araya geldiğinde de güçlü bir Erzurum camiası ortaya çıkar.

Kocaeli Erzurum Dernekler Federasyonu (KEDFE) bünyesindeki önemli kuruluşlardan biri olan Darıca Erzurumlular Derneği, bu yönüyle de takdiri hak ediyor.

Erzurumluların ihtiyacı olan anlayış tam olarak budur: Ayrışmak değil birleşmek, yarışmak değil dayanışmak, konuşmak değil eser üretmek.

EMEĞİ GEÇENLERİ ALKIŞLAMAK GEREKİR

Ziyaretimiz sırasında bizleri Dernek Yönetim Kurulu Üyesi Eyüp Çetinkaya ve gençlik kolları üyeleri ağırladı.

Güler yüzleri, samimi sohbetleri ve misafirperverlikleriyle Erzurum insanının o güzel hasletlerini bir kez daha yaşattılar.

Özellikle gençlerin dernek faaliyetlerinde yer almasını son derece kıymetli buluyorum. Çünkü gençlerin bulunmadığı bir sivil toplum kuruluşunun geleceğinden söz etmek kolay değildir.

Darıca’da gördüğüm bu güzel tablo, Erzurum adına umut vericiydi.

Buradan Dernek Başkanı Yusuf Akpınar’a, yönetim kuruluna, gençlik kollarına ve bu eserin ortaya çıkmasında maddi manevi katkısı bulunan bütün hemşehrilerimize gönülden teşekkür ediyorum.

Ortaya koydukları eser yalnızca Darıca’nın değil, Erzurum camiasının da gurur duyacağı bir kazanımdır.

HER İLÇEDE BÖYLE BİR KÜLTÜR YUVAMIZ OLSA…

Yıllardır sivil toplum kuruluşlarının içerisinde bulunan, derneklerin ve federasyonların çalışmalarını yakından takip eden bir gazeteci olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim:

Bizim artık tabelası olan değil, kurumsal kimliği güçlü, kalıcı eserler ortaya koyan, gençliğe dokunan, kültürünü yaşatan derneklere ihtiyacımız var.

Dernekçilik yalnızca bir başkanlık makamı, bir yönetim kurulu unvanı veya protokolde yer edinme meselesi değildir.

Dernekçilik gönül işidir, fedakârlıktır, sorumluluktur ve geride güzel bir iz bırakabilmektir.

Bugün Darıca’da gördüğüm eser, bu anlayışın başarılı bir yansımasıdır.

Düşünün ki İstanbul’da, Kocaeli’de, Bursa’da, Ankara’da, İzmir’de ve Erzurumluların yoğun olarak yaşadığı diğer şehirlerde böylesine donanımlı kültür merkezlerimiz olsa…

Gençlerimiz bu merkezlerde yetişse, kültürel etkinlikler düzenlense, eğitim faaliyetleri yürütülse, ihtiyaç sahiplerine destek olunsa, hemşehrilerimiz arasında güçlü bir dayanışma ağı kurulsа…

İşte o zaman Erzurum’un yalnızca nüfusundan değil, Türkiye genelindeki kurumsal gücünden de söz edebiliriz.

Darıca Erzurumlular Derneği bize önemli bir gerçeği gösteriyor: Memleket sevgisi yalnızca sözle değil, eserle de ortaya konulur.

Bugün o binadan ayrılırken aklımda güzel mimarisi, gönlümde ise hemşehrilerimizin samimi misafirperverliği vardı.

Darıca’da Erzurum’un taşını, ruhunu, kültürünü ve sıcaklığını hissettim.

Dilerim bu güzel eser, diğer derneklerimize de örnek olur. Erzurum adına kalıcı hizmetler üreten kuruluşlarımızın sayısı her geçen gün artar.

Çünkü Erzurum’a yakışan, işte böyle eserlerdir.

Emeği geçen herkese bir kez daha teşekkür ediyorum.

İyi ki varsınız. İyi ki böylesine güzel bir eseri Erzurum camiasına kazandırmışsınız.

Tahsin Kara

Gazeteci – Yazar

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER