Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Adnan Akgül

HİLALE HAÇ NEYLEYEBİLİR Kİ?

25 Aralıkta ne olmuş;

1638 yılında Osmanlı ordusu, Bağdat’a girmiş.

1926 yılında Japon İmparatoru Taişo’nun ölümü üzerine, oğlu Hirohito İmparator olmuş.

1989 yılında Romanya Devlet Başkanı NikolayÇavuşesku ve eşi Elena Çavuşesku idam edilmiş.

1991 yılında Mihail Gorbaçov, Sovyetler Birliği başkanlığı görevinden istifa etmiş.

2021 yılında James Webb Uzay Teleskobu, Ariane5 roketiyle kalkış yapmış.

1990 lı yılarda yoğun kar nedeniyle Erzurum’da okullarbazen tatil edilmiş.

(İlk orta lise yıllarını Erzurum’da geçirmiş biri olarak kar yağsa da okuldan kaytarsak diye dua ederdik bu ayrı mevzu)

Başka ne olmuş biliyor musunuz? Katoliklere göre Hz İsa 25 Aralık tarihinde doğmuş. Dünya Hıristiyanlarının tamamı 25 Aralık tarihini Dini Bayram olarak kutluyormuş ve özellikle Avrupa’da o gün Noel’in 1. Günü ve resmi tatilmiş.

Yılbaşı falan kutlamam, 1 Ocakta da mesleğim gereği genelde çalışıyorum.

Yeni yıl mesajları gelirse ‘’size de mutlu seneler’’ diyip mevzuyu kapatıyorum.

İnsanın hayata karşı bir duruşu olmalı diyenlerdenim.

Kitabın tam ortasından bir söz.

Hz Ali veya Hz Ömer’e atfedilen bir söz vardır ‘’İnandığın gibi yaşamazsan yaşadığın gibi inanmaya başlarsın’’.

Bu mevzular açıldığında fikrimi söylediğim an bazıları ‘’ ne var bunda sonuçta yeni yıla giriyoruz’’ diye garip bir tepki yükseliyor,  o durumlarda da rahmetli Naim Hocadan o efsane felsefesi ile cevap veriyorum. Hani sormuşlar ya ‘’hocam denize girersek orucumuz bozulur mu?’’ diye, Rahmetli cevap vermiş; ‘’Valla gardaş siz denize girsez oruç bozulmaz daaaa deniz size girererse(ağızdan demek istiyor) bozulur’’

Bende diyorum ki ‘’Ben yeni yıla girsem bir şey olmaz daaaa yeni yıl bana girerse (kalbime) sıkıntı büyük’’.

Beyler bırakın şimdi bu hoş görme, ılımanlaştırma muhabbetlerini. Dedim ya hayata karşı bir duruşu olmalı insanın. Çöp tenekesi gibi her geleni içine alan insan da olsa bir süre sonra etrafa pis kokular yaymaya başlar

Gelelim asıl mevzumuza. 25 Aralık sabahı bir ağabeyim aradı. Açtım telefonu kahkalarla atarak ‘’25 Aralık Erzurumlular günün kutlu olsun’’ demez mi? Ne alaka abi dedim. Ne bileyim sosyal medyada böyle bır akım başlamış dedi gülerek. Yozlaşma, kültür erozyonu, batılılaşma merakı, emperyalizmin oyunları falan filan biraz muhabbet ettik kapattık telefonu.

Hemen sosyal medyaya göz attım. Vallahi doğru. Paylaşım yapan yapana.

Tarih hafızam iyidir. Hatta eğitim hayatımda en başarılı olduğum derslerin başında tarih gelir. Hele söz konusu olan Erzurum tarihiyse özel ilgi alanıma girer. Belgeleri ile araştırmışımdır Anadolu ve Erzurum tarihini. Hafızamı yokladım 25 Aralık tarihinde  Erzuruma özel bir kurtuluş, mutluluk hatta hüzün yaşanmış mı diye.

Yok.

Belki benim atladığım bir şey vardır diye iki gün araştırdım

Yine yok.

Bırakın bir şey olmasını 25 Aralıkta bir Vali ataması bile olmamış.

Aralık ayı Erzurum için en boş ay desem yeridir.

Karın zemherinin özgürce kol gezdiği, soğuğun -20 derecelere indiği şehirde o aydan bir şey beklemek Aralık ayına da zulüm olurdu zaten.

Düşün taşın araştır hiçbir sebep yok.

Geriye sadece bir sebep kalıyor.

Art niyet.

Erzurum tarihin her alanında dini ve milli değerlere sahip çıkmış, destanlar yazmış, bağrından iki imparatorluk bir cumhuriyet çıkarmış kadim şehirdir. Tabi buna bağlı olarak insanı da o kadim toprakların tüm şanlıkademesinden nasibini almış sağlam insanlardan oluşmaktadır.

Bakın ister kabul edin isterseniz etmeyin bu ülkede büyük şehirlerin bir çoğunda kültür yozlaşması tavan yapmış durumda. Ailevi, milli ve dini değerler tükenme noktasında.

Birkaç büyük şehir hariç.

Bu şehirlerin başında da Erzurum geliyor.

Bir milleti nasıl yok edersiniz biliyor musunuz?

Önce kültürünü elinden alırsınız sonra kendi kültürünüzü kabul ettirirsiniz pooof diye yok olur giderler.

Öyle eskisi gibi kitle imha silahlarına falan da gerek yok. Kendi kültürünüzü türlü oyunlarla kabul ettirirsiniz bedavadan kendinize ait bir insan yığını peydahlamış olursunuz.

Sosyal medyadan 25 Aralık Erzurumlular günü adı altında yapılan paylaşımların çoğu belki bunu art niyetle paylaşmış değildir ama olayın çıkış noktası kesinlikle art niyetlidir.

Haydi art niyetli olan bizi her tarafımızdan kuşatıp yok etmek istiyor da, siz eeey kendini bu kadim şehrin evlatları olarak görenler Yahu Allah aşkına 25 Aralık gününün  Noelin 1. günü olduğunu, tüm Hıristiyan ülkelerinde resmi bayram olarak kutlandığını, kiliselerin çanlarının o güne özel çaldığını, ülkemizde top oynayan bazı dindar Katolik futbolcuların o güne katılabilmek için özellikle kırmızı kart görüp soluğu aileleri ile kiliselerde aldığını, Hıristiyan diyarlarının o güne özel süslendiğini vs bilmeyen kalmamışken bu neyin hevesidir ki meseleye balıklama atladınız?

Aklınızı mı yediniz? Sokakta yürürken başınıza çatıdan kiremit mi düştü?

Hiç düşünmediniz mi neden 25 Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım değil de Aralık?

Kimse kusura bakmasın nereden bakarsanız bakın çıkış noktası art niyet olduğu kadar yayılış noktası ahmaklıkcihetli.

Ama şu da unutulmasın bu şehre ister kültürel ister silahlı savaş açıldığı an meydanlar Nene Hatunlarla, Alvarlı Efelerle, Kara Fatmalarla,  AbdurrahmanGazilerle,  İbrahim Hakkılar, Habip Babalarla dolar taşar da saklanacak delik bulamazsınız.

 

Çünkü her şeye ve herkese rağmen Mevlaya Emanettir Erzurum.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR

TÜMÜ

SON HABERLER