Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Tahsin Kara
Tahsin Kara

YÜZÜNÜ MEMLEKETE DÖNEN CAN KARDEŞLER

Herkes batıya giderken onlar doğuya döndü.
İşin kolayı varken zor olanı seçtiler.
Sanayinin, sermayenin, pazarın ve lojistiğin merkezinde bulunan İstanbul’da üretmeye devam etmek yerine rotalarını memleketleri Erzurum’a çevirdiler.
Aşkaleli Mehmet ve Fatih Can kardeşlerin yaptığı bana göre sadece bir fabrika yatırımı değildir.
Bu, memlekete vefanın, aidiyetin ve cesaretin yatırımıdır.
Bugün Erzurum’un en büyük meselelerinden birini konuşurken sürekli aynı şeyleri söylüyoruz:
Göç…
İşsizlik…
Sanayinin yeterince gelişmemesi…
Gençlerimizin başka şehirlere gitmesi…
Peki bu tablo nasıl değişecek?
Elbette kamu yatırımlarıyla, teşviklerle, doğru planlamayla değişecek.
Ama bir başka gerçek daha var:
Erzurumlu iş insanı yüzünü Erzurum’a dönmeden bu şehrin makûs talihini değiştirmek kolay değil.
İşte Can kardeşleri bu nedenle önemsiyorum.
Yıllar önce Aşkale’nin Topal Çavuş köyünden İstanbul’a giden bir ailenin çocukları olarak mesleklerini öğreniyor, çalışıyor, üretiyor ve yıllar içerisinde işlerini büyütüyorlar.
Kolay kazanılmış bir başarı hikâyesinden söz etmiyoruz.
Çıraklıktan başlayıp üretimin her aşamasını öğrenen, kalıpçılıktan plastik sektörüne uzanan bir yolculuktan söz ediyoruz.
Sonunda Ayne Plastik markasıyla yaklaşık 300 çeşit ürün üretir hale geliyorlar.
Türkiye’nin ilk yerli asansörlü klozet kapağını üretiyorlar.
Ürünlerini Türkiye’nin onlarca iline ve 25 ülkeye gönderiyorlar.
Sonra çok önemli bir karar alıyorlar:
“Biz bu üretimi memleketimizde yapacağız.”
Asıl mesele de burada başlıyor.
İSTANBUL’DA KALMAK DAHA KOLAYDI
İstanbul’da sanayi altyapısı hazır.
Pazar yanı başınızda.
Tedarikçi çok.
Yetişmiş personel bulmak daha kolay.
Lojistik imkânları geniş.
Üretimin ve ticaretin çarkları yıllardır dönüyor.
Bütün bunlara rağmen Mehmet ve Fatih Can kardeşler, daha kolay olanı değil memleketlerini tercih ediyorlar.
Erzurum 1. Organize Sanayi Bölgesi’nde 4 bin 500 metrekarelik tesiste üretime başlıyorlar.
Bugün yaklaşık 70 kişiye ekmek kapısı oluyorlar.
Yetmiyor.
Organize Sanayi Bölgesi’nde tahsis edilen 10 dönümlük arazi üzerinde yaklaşık 200 milyon liralık yeni yatırım planlıyorlar.
Hedefleri 300-350 kişilik istihdam.
Bir düşünün…
350 kişinin çalıştığı bir fabrika yalnızca 350 kişi demek değildir.
350 aile demektir.
Esnafa hareket demektir.
Nakliyeciye iş demektir.
Yan sanayi demektir.
Üretim, ihracat ve şehrin ekonomisine katma değer demektir.
En önemlisi de bir gencimizin daha “Burada iş yok” diyerek bavulunu toplayıp batıya gitmemesi demektir.
HERKES GİDERKEN DÖNMEK KIYMETLİDİR
Erzurum’dan İstanbul’a, Ankara’ya, Bursa’ya, İzmir’e gitmek alıştığımız bir hikâye.
Ama İstanbul’dan fabrikasını söküp Erzurum’a getirmek alıştığımız bir hikâye değil.
İşte bu nedenle Can kardeşlerin yaptığı yatırım sıradanlaştırılmamalıdır.
Bu şehir böyle insanlarını alkışlamalıdır.
Kapılarını açmalıdır.
Bürokrasisi işlerini kolaylaştırmalıdır.
Yerel yönetimleri yanında durmalıdır.
Siyaseti, ticaret odaları ve sivil toplum kuruluşları bu tür yatırımcıları cesaretlendirmelidir.
Çünkü Erzurum’un ihtiyacı laf değil, üretimdir.
İhtiyacı tabela değil, fabrikadır.
İhtiyacı sürekli göç veren bir şehir olmak değil, insanını doğduğu yerde doyurabilen bir ekonomik yapıya kavuşmaktır.
Mehmet Can’ın söylediği bir söz meseleyi aslında özetliyor:
“Biz gelmezsek başkası niye gelsin?”
Bence Erzurumlu iş dünyasının üzerinde uzun uzun düşünmesi gereken cümle tam da budur.
İstanbul’da, Bursa’da, Kocaeli’de, Ankara’da ve Türkiye’nin dört bir yanında çok güçlü Erzurumlu iş insanlarımız var.
Memlekete yatırım yapmak elbette herkes için aynı şartlarda mümkün olmayabilir.
Ama imkânı olanların en azından yatırımlarının bir bölümünü Erzurum’a yönlendirmesi bile şehrin geleceği adına çok önemli bir adım olacaktır.
SANAYİ OLMADAN KALKINMA OLMAZ
Fatih Can’ın, “Sanayi büyürse Erzurum da büyür” sözü de son derece önemli.
Kayseri’ye bakın.
Gaziantep’e bakın.
Bugün Anadolu’da ekonomik gücüyle öne çıkan şehirlere bakın.
Arkalarında güçlü bir üretim kültürü vardır.
Fabrika bacası tütmeden şehir ekonomisinin büyümesi kolay değildir.
Sadece kamu yatırımlarıyla, memur maaşıyla ve hizmet sektörüyle bir şehri geleceğe taşıyamazsınız.
Üreteceksiniz.
Marka oluşturacaksınız.
İhracat yapacaksınız.
İstihdam sağlayacaksınız.
Ayne Plastik bugün Erzurum’dan 25 ülkeye ürün gönderiyorsa burada önemli bir mesaj vardır:
Demek ki Erzurum’da üretim yapılabiliyor.
Demek ki Erzurum’dan dünyaya mal satılabiliyor.
Demek ki yeter ki insanımız inansın, yatırımcımız cesaret etsin ve önündeki engeller kaldırılsın.
Elbette Erzurum’da yatırım yapmak İstanbul kadar kolay olmayabilir.
Yetişmiş eleman sorunu olabilir.
Lojistik maliyetleri olabilir.
Enerji giderleri olabilir.
Pazara uzaklık gibi dezavantajlar olabilir.
İşte devletin, yerel yönetimlerin ve ilgili kurumların görevi de tam burada başlamalıdır.
Erzurum gibi üretimde dezavantaj yaşayan illere yatırım yapanlara pozitif ayrımcılık uygulanmalı, enerji ve istihdam destekleri artırılmalı, yatırımcı bürokrasi içerisinde yorulmamalıdır.
Çünkü buraya gelen yatırımcı yalnızca kendi şirketini büyütmüyor.
Erzurum’u büyütüyor.
MEMLEKET SEVDASI SÖZLE DEĞİL, ESERLE OLUR
Memleket sevgisini hepimiz konuşuyoruz.
Erzurum’u sevdiğimizi söylüyoruz.
Ama bazen memleket sevgisinin en güzel tarifi bir fabrikanın kapısını açmak, bir gence iş vermek, ürettiğiniz malın üzerine “Erzurum” yazıp dünyaya göndermektir.
Can kardeşlerin yaptığı tam olarak budur.
Onlar herkesin batıya baktığı bir dönemde yüzlerini doğuya, doğdukları topraklara çevirdiler.
İstanbul gibi bir metropolün sunduğu imkânları bırakıp daha zor şartlarda üretmeyi tercih ettiler.
Bunun adı sadece ticaret değildir.
Bunun adı memleket sevdasıdır.
Bu nedenle Mehmet ve Fatih Can kardeşleri kutluyorum.
Dilerim onların attığı bu adım başka Erzurumlu iş insanlarımıza da örnek olur.
Çünkü Erzurum’un yeni hikâyesi artık sürekli gidenlerin değil, geri dönenlerin hikâyesi olmalıdır.
Herkes giderken dönenler…
Herkes kolay olanı seçerken zor olanı göze alanlar…
Kazandığını memleketine yatıranlar…
İnsanımıza iş, şehrimize üretim kazandıranlar…
İşte Erzurum’u geleceğe taşıyacak olanlar bunlardır.
Can kardeşler yüzünü memlekete döndü.
Şimdi dileğimiz odur ki;
Bu dönüş, Erzurum için yeni dönüşlerin başlangıcı olsun.
Tahsin Kara
18/09/2026

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER