Bazen tek bir hamle, bir şehrin, bir ülkenin ve hatta bir bölgenin kaderini değiştirebilir. Erzurum için benim hayalim, Palandöken’i bir barış merkezi haline getirmek… Hem de öyle sıradan bir barış değil; dünyanın gözünü, kulağını bu şehre çevirecek bir barış…
Yıllardır Türkiye, yüzünü Batı’ya dönmüş; Kafkaslara, Orta Asya’ya adeta sırt çevirmişti. Oysa Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, bu tabloyu tersine çevirmek için yıllardır büyük gayret gösteriyor. Bugün, “Türkiye Yüzyılı” vizyonuyla yürütülen “Terörsüz Türkiye” çalışmalarına bir halka daha eklemek mümkün: Ermenistan–Azerbaycan barışı…
Ve neden bu tarihi adım Erzurum’dan atılmasın?
Hayal edin…
Cumhurbaşkanımız Erdoğan, bir yanında Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, diğer yanında Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan… Palandöken’in zirvesinde, kış güneşinin altında ellerini havaya kaldırarak “Barış!” diyorlar…
Bu kare, sadece haber ajanslarında değil, dünyanın önde gelen tüm medya organlarında manşet olur. Erzurum bir anda “barışın başkenti” olarak anılır. Ve işte o an, bu şehir FİJET’in Altın Elma ödülü için en güçlü adaylardan biri haline gelir.
Altın Elma Nedir ve Neden Önemli?
Altın Elma… Turizmin Oscar’ı… Antalya Kaleiçi’nden Nemrut Dağı’na, Ankara Hamamönü’nden Konya’ya kadar Türkiye’nin en prestijli turizm merkezlerine verilen bu ödül, şehirlerin dünyadaki tanıtım gücünü katlayan bir unvan.
Ancak bu ödülü almak için yalnızca güzel manzaralara, tarihi eserlere sahip olmak yetmez. Dünya kamuoyunu etkileyecek, toplumsal barışı temsil eden, güçlü bir hikâyeye sahip olmak gerekir. Palandöken’de atılacak böyle bir barış adımı, Erzurum’u sadece turizmde değil, dünya diplomasisinde de öne çıkarır.
Biliyorum… Bazılarınız “Ermenilerle barışılır mı?” diye soracak.
Tarihin bize bıraktığı acılar, yaralar hâlâ taze… Fakat aynı topraklarda, aynı gökyüzü altında yaşamanın yollarını bulmak, gelecek nesillerin önünü açmak zorundayız.
PKK ile bile barış masasına oturmayı tartıştığımız bir dönemde, bölgemizin huzuru ve Türkiye’nin Türk cumhuriyetlerine açılan kapısı için Ermenistan ile yeni bir sayfa açmak mümkün olabilir. Bu adım, hem ticareti canlandırır hem de Zengezur Koridoru gibi projelerle Türkiye’yi Orta Asya’ya bağlayan stratejik bir köprü oluşturur.
Erzurum, bu barışa ev sahipliği yaparak “bölgesel huzurun sembolü” haline gelebilir. Palandöken’de atılacak bir adım, sadece iki ülkeyi değil, tüm Kafkasya’yı etkiler. Ve en önemlisi, bu barış hamlesi Erzurum’u 2026 Altın Elma Ödülüne götüren yolda tarihi bir şans haline getirir.
Belki bugün bu fikir “hayal” gibi görünebilir… Ama unutmayalım; dün hayal olan pek çok şey, doğru zamanda doğru iradeyle gerçeğe dönüştü.
Erzurum’un barış şehri olması, sadece turizme değil, tarihimize, ekonomimize ve geleceğimize atılmış altın bir imza olur.
Kamuoyuna Çağrı
Bugünden itibaren, Erzurum’un “barış şehri” olması için hep birlikte sesimizi yükseltelim.
Sivil toplum kuruluşlarımız, yerel yönetimlerimiz, iş dünyamız ve akademisyenlerimiz bu fikre sahip çıkmalı. Medya, bu vizyonu geniş kitlelere taşımalı.
Geliniz, “Palandöken’de Barış Zirvesi” fikrini büyütelim. Bu şehri, sadece kayak ve kış turizmiyle değil, barışın, kardeşliğin ve umudun merkezi olarak dünyaya tanıtalım.
Eğer bu adımı atarsak, Erzurum’un ismi yalnızca tarihe değil, geleceğe de altın harflerle yazılır.
Ve biz, çocuklarımıza “Biz o barışa ev sahipliği yaptık” deme gururunu bırakırız.







YORUMLAR